22 Temmuz 2016 Cuma

İşsizlik Maaşı Haciz Edilebilir mi?


İşten ayrılan sigortalıların en büyük güvencelerinden birisi işsizlik maaşıdır. İşsizlik maaşı alan sigortalıların ise en çok merak ettiği soruların başında borçtan dolayı işsizlik maaşının haczedilip edilemeyeceği.Zira ülkemizde borçsuz adam sayısı çok az. Çalışanların neredeyse %90 ‘ının kredi kartı borcu ya da kredi borçları var. Hal böyle olunca akla ödenmeyen borçlar için işsizlik maaşının haczedilip edilemeyeceği sorusu gelmektedir. İşsizlik maaşı haciz edilebilir mi? İşte cevabı:
 
 

İşsizlik Maaşı Haciz Edilebilir mi?

4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 50 inci maddesinde konuyla ilgili şu hüküm yer almakta: “İşsizlik ödeneği damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. İşsizlik ödeneği, nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez.”

Yukarıdaki hükümden anlaşılacağı üzere işsizlik maaşından yalnızca damga vergisi kesintisi yapılabilmekte. Sadece nafaka borçları için haciz uygulanabilmekte. Onun haricindeki diğer tüm borçlar için işsizlik maaşına haciz konulamaz.

İşsizlik Maaşı Hakkında Önemli Bilgiler

-İşsizlik sigortasından yararlanabilmek için; Kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalmak, Hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak, Son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş olmak, Hizmet akdinin feshinden sonraki 30 gün içinde en yakın İŞKUR birimine şahsen ya da elektronik ortamda başvurmak, gerekmektedir.

-İşsizlik maaşına hizmet akdinin feshinden sonraki 30 gün içinde en yakın İŞKUR birimine başvurmak gerekmektedir. Başvuru, İŞKUR birimine şahsen gidilerek veya elektronik ortamda www.iskur.gov.tr adresinden yapılabilir. Mücbir sebepler dışında 30 gün içerisinde başvurulmaması halinde, başvuruda gecikilen süre, toplam hak sahipliği süresinden düşülmektedir.

- Hizmet akdinin feshinden önceki son üç yıl içinde; 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği (kanunda yer alan diğer şartları taşınması kaydıyla) verilmektedir.

-İşsizlik ödeneği alanlara İŞKUR tarafından; İşsizlik ödeneği verilmesi, Genel sağlık sigortası primleri ödenmesi, Yeni bir iş bulma, Meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi verilmesi, hizmetleri sağlanmaktadır.

-İşsizlik ödeneği almakta iken; İŞKUR tarafından teklif edilen mesleklerine uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın reddedenlerin ödenekleri tekrar başlatılmamak üzere kesilmektedir. Çalışma hayatını inceleme ve denetleme yetkisine haiz müfettişlerce veya kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından yapılan denetimlerde Kurumumuzdan işsizlik ödeneği aldığı dönemde kayıt dışı olarak çalıştığı tespit edilenlerin işsizlik ödenekleri tekrar başlatılmamak üzere kesilmektedir.  İşsizlik ödeneği aldığı süre içinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almaya başlayanların ödenekleri “Emeklilik” gerekçesiyle yaşlılık aylığını almaya başladığı tarih itibarıyla kesilir. İŞKUR tarafından önerilen meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimini haklı bir neden göstermeden reddeden veya kabul etmesine karşın devam etmeyen ve haklı bir nedene dayanmaksızın Kurum tarafından yapılan çağrıları zamanında cevaplamayan, istenilen bilgi ve belgeleri öngörülen süre içinde vermeyenlerin işsizlik ödenekleri kesilmektedir. Ancak, bu hallerin sona ermesi durumunda, ödemelere yeniden başlanmaktadır. Ödemenin süresi başlangıçta belirlenmiş olan toplam hak sahipliği süresinin sona erdiği tarihi geçememektedir.
 
sgkrehberi.com

Kamuda Görevde Alınmalara İlişkin Açıklama Geldi

Devlet Personel Başkanlığı, darbe girişiminin ardından görevden alınan veya yer değişikliğine tabi tutulan kamu görevlilerinin hukuksuz uygulamalara maruz bırakıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirdi - Olaya müsebbip olanlara yönelik tüm işlemlerin, yasaların öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde yürütüldüğü belirtildi
Devlet Personel Başkanlığı, darbe girişiminin ardından görevden alınan veya yer değişikliğine tabi tutulan kamu görevlilerinin hukuksuz uygulamalara maruz bırakıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Devlet Personel Başkanlığı yaptığı açıklamada, bugün bazı basın yayın organlarında hain kalkışmanın ardından görevden alınan veya yer değişikliğine tabi tutulan kamu görevlilerinin hukuksuz uygulamalara maruz bırakıldığı iddiası yer aldığı anımsatıldı.

Türkiye'nin olağanüstü bir dönemden geçmekte olduğu belirtilen açıklamada, "15 Temmuz gecesi haince bir kalkışma denenmiş olup, bertaraf edilen bu kalkışmanın yaraları sarılmaya çalışılmaktadır. Bu haince kalkışmaya bir daha cüret edilememesi bakımından gerekli tedbirler, devletimizin bütün organlarınca alınmaya devam edilmektedir. Olaya müsebbip olanlara yönelik tüm işlemler, yasalarımızın öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde yürütülmektedir." ifadeleri kullanıldı.

Kamu görevlilerine yönelik başlatılan işlemlerin yürürlükteki mevzuata bağlı kalınarak yapıldığı vurgulanan açıklamada, Anayasanın hükmü gereği, idare kuruluş ve görevleri ile bir bütün olduğu, hiçbir idare, makam ve kamu yetkisi kullanan kamu görevlileri, dayanağını Anayasa ve yasalardan almayan yetkiyi kullanamayacağı kaydedildi.

Görevden uzaklaştırma tedbirinin yeni bir uygulama olmadığı, 657 sayılı yasa ile düzenlendiği ve 1965 yılından beri uygulanan ihtiyati bir tedbir olduğuna dikkat çekilen açıklamada, ayrıca, kamu görevlilerinin makamı, mevkisi ve statüsü ne olursa olsun görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanmasına engel olmadığı aktarıldı.

Kamu görevlileri için yasada düzenlenen sürecin işleyişine ilişkin şu bilgiler verildi:

"Görevden uzaklaştırma bir ihtiyati tedbir kararıdır. Bunun sonrasında derhal ilgili makamlarca suç unsuru bulunup bulunmadığı soruşturulmaktadır. Suçsuz bulunan kamu görevlileri mahrum bırakıldıkları hakları ile birlikte görevine iade edilmektedir. Suçlu bulunanlar hakkında ise idari ve cezai işlemler yasaların çizdiği çerçevede yapılmaktadır."

Haince kalkışmanın önlenmesinde gösterdikleri canhıraş mücadele ile demokrasinin yanında olduğunu gösteren basın camiasına teşekkür edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Adil ve tarafsız basının varlığının önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte halen millet egemenliğine kasteden bu alçakların yaptığı hainlikleri görmezden gelen, alınan tedbirlerin hukuksuz olduğu iddiası ile hainlerin emellerine bilerek veya bilmeyerek hizmet eden bazı basın yayın organlarının yayınlarını da şiddetle kınıyoruz. Milletimizin hizmetinde olan değerli kamu görevlilerimizin tüm yasal hakları güvence altındadır. Devletimiz Anayasa ve yasalar çerçevesinde iş ve işlemlerine devam etmektedir."
 
 sgkrehberi.com

İŞKUR ile ilgili temel kavramlar

 
   
Başvuru: İş arayanların, gereksinimlerinin karşılanması için internet üzerinden ya da Kurum İl Müdürlüklerine doğrudan yaptıkları müracaat.

Açık İş: 
Kuruma işverenlerden intikal eden isçi istemi.

İşveren İstemi (Talep): İşverenlerin, işçi istemlerini Kurum ünitesine ayrıntılı olarak bildirmesi.

Davet: İş arayanlara ünitelerimizde karşılıklı görüşme yapmak amacıyla yapılan çağrı.
Görüşme (Mülakat): Mesleğine, iş tecrübesine, öğrenimine, iş tercihine ve kişisel durumuna en uygun işi bulmak amacıyla, iş arayan ile yapılan görüşme.

Gönderme:
Seçme ve Davet yapılan iş arayanlar ile günlük başvuruda bulunanların, işverenle görüşme yapmak üzere işyerine gönderilmesi.

Takdim: Kurum İl Müdürlüklerince işyerine gönderilmesine karar verilen iş arayanların, işverenle görüşme yapmak üzere işyerinde bulunması.

İse Yerleştirme (Plasman): İş arayanların Kurum aracılığı ile işe yerleştirilmesi.

Karşılanan Açık İş: İşverenlerin vermiş oldukları işçi istemlerinin Kurumca karşılanması.

Açık Kontenjan: İşverenlerin yasa gereği çalıştırmak zorunda oldukları engelli ve eski hükümlülerle terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralananlardan işe yerleştirileceklere ilişkin açık işgücü sayısı.

Engelli : Bedensel, zihinsel veya ruhsal sorunları nedeniyle çalışma gücünün en az %40'ından yoksun olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelenen kişi.
Eski Hükümlü: Bir yıldan daha uzun süreli bir cezadan veya devlet memuru olmaya engel bir suçtan hüküm giyen, cezasını infaz kurumlarında tamamlayan, cezası ertelenen, koşullu salıverilen, özel kanunlarda belirtilen şartlardan dolayı istihdam olanağı bulunmayan ve ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklı bulunan kişi.

Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralanan (TMY): 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananlardan askeri hastanelerce kendilerine verilen sağlık kurulu raporu ve terörle mücadelede yaralandığını gösteren komutanlık yazısı ile durumlarını belgelendirilen kişilerdir.

Kayıtlı İşgücü: İş arayanlardan aktif kayıtlarda yer alanların tümü.

Aktif Kayıt: Son işlem tarihinden itibaren 12 ay süre ile işe gönderilmek üzere hazır olan kayıt.
Kayıtlı İşsiz:  Çalışma çağında ve gücünde olan, çalışmak isteyen, Kuruma başvurduğunda asgari ücret düzeyinde gelir getirici bir işi olmayan, Kurum tarafından henüz kendisine iş bulunamayan aktif kayıtlardaki kişilerdir. Kayıtlı işgücünden, daha iyi şartlarda iş arayanlar, emeklilerden iş arayanlar ve belli bir iş yerinde çalışmak isteyenler çıkarıldığında geri kalanlar kayıtlı işsiz sayılmaktadır.

Kurs: Herhangi bir mesleği olmayan, bir mesleği olmakla birlikte mesleğinde is bulamayan veya mesleğinde yeterli olmayan işsizlerin, niteliklerini geliştirerek istihdam edilebilirliklerini artırmak amacıyla yapılan meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimlerini ifade eder.

Kursiyer: Meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme kurslarına katılan kişilerdir.

Toplum Yararına Programlar (TYP): İşsizliğin yoğun olduğu dönemlerde işsizlerin kısa süreli istihdam ve eğitimini amaçlayan, doğrudan veya yüklenici eli ile toplum yararına bir iş ya da hizmetin gerçekleştirilmesini sağlayan programlardır.

İşbaşı Eğitim Programı:İşsizlerin mesleki deneyim kazanmalarını teminen, Kurumca belirlenen asgari şartları taşıyan işyerlerinde işbaşında eğitilmesini sağlayan programlardır.
Girişimcilik Eğitim Programı: Kendi işini kurmak isteyen kişilerin kurmak istedikleri işin iş planlarını geliştirmelerini  sağlamak amacıyla yapılan kuramsal ve uygulamalı eğitim programlarıdır.

İşgücü Yetiştirme Kursları: Meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme kurslarıdır.
İş Danışmanlığı: Kişilerin ilgi ve yetenekleri ile mesleklerin gerektirdiği nitelik ve şartları karşılaştırarak, bireyin istek ve durumuna en uygun işi seçmesi, işe yerleştirilmesi ve işe uyumunun sağlanması ile ilgili sorunların çözümüne periyodik olarak yardım edilmesi sürecidir.

Meslek Danışmanlığı: Kişilerin ilgi ve yetenekleri ile mesleklerin gerektirdiği nitelik ve şartları karşılaştırarak, bireyin istek ve durumuna en uygun mesleği seçmesi, seçtiği meslekle ilgili eğitim imkanlarından yararlanmasına periyodik olarak yardım edilmesi sürecidir.

Bireysel Görüşme: İş ve meslek danışmanının iş arayanlara ve meslek seçme aşamasında olanlara mesleki eğitime ve/veya işgücü piyasasına hazırlamaya ve iş bulmalarına yönelik olarak yüz yüze verdiği hizmettir.
Grup Görüşmeleri: Ortak beklenti ve ihtiyaçları olan iş arayan ve/veya öğrenci gruplarına, mesleki eğitime ve/veya işgücü piyasasına hazırlamaya ve iş bulmalarına yönelik olarak sunulan hizmetlerdir.

Temas: İşverenlerle telefonla veya yazılı olarak yapılan iş görüşmesi.

Ziyaret: İşverenlerle işyerinde doğrudan yapılan iş görüşmesi.
İşsizlik Ödeneği Başvurusu: İşsizlik ödeneğinden yararlanmak amacı ile şahsen veya elektronik ortamda İŞKUR'a yapılan başvuruyu ifade etmektedir. Başvuruların belirlenmesinde başvuruların sisteme eklenme tarihi esas alınmaktadır. Başvuru sayısı; hak eden, hak etmeyen, incelemesi devam eden bildirge ve eşleşmemiş talep dilekçesi sayılarının toplanmasıyla elde edilmektedir.

Hak Eden Sayısı:  İşsizlik sigortası, Kısa Çalışma, Ücret Garanti Fonu ve İs kaybı Tazminatı hizmetlerinden yararlananları ifade etmektedir. Hak eden sayısı bildirge dağılım raporunda yer alan ödeneğin türüne göre, ödemesi devam eden, ödemesi kesilen, ödemesi biten bildirge sayılarının toplanmasıyla elde edilmektedir.
 
 
iskur.gov.tr

Beşeri Sermaye Yarışı Sürüyor


Dünya Ekonomik Forumu, üçüncü kez Küresel Beşeri Sermaye Raporu’nu yayınladı. Uzun vadeli ekonomik başarı açısından önemli bir belirleyici olan beşeri sermaye, hem tek tek bireyler için hem de ekonominin bütünü için değerli. Beşeri sermaye, işgücünün niteliklerinin bileşimi olarak tanımlanıyor. Yani, bireylerin eğitim yoluyla kazandıkları bilgi ve nitelikler, işbaşındaki eğitimlerle kazanılan beceriler, iş tecrübesi, kişisel iletişim, kendini yetiştirme, sosyalleşme ile nesiller arası görgü ve bilgi transferi gibi unsurların bütünü. Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı raporda da beşeri sermayenin, benzer şekilde, bir ülkedeki kişilerin sahip oldukları ve üretim sürecinde kullanabilecekleri yetenek, nitelik ve becerilerinin toplamı olarak ele alındığı görülüyor.

Beşeri sermaye endeksinde ülkelerin “eğitim”, “istihdam” ve “işgücü” arasındaki ilişkileri temsil eden bileşenler üzerinden sıralandığı görülüyor. Bir önceki yılın raporunda eğitimli, üretken ve sağlıklı işgücünün gelişmesine katkı sunan faktörler araştırılmıştı. Bu yılki rapordaysa daha iyi bir eğitim politikasının nasıl oluşturulabileceğinin yanı sıra geleceğin işgücü planlamasının nasıl daha iyi yapılabileceği hususlarına odaklanılmış.

90 milyon okulsuz
Küresel beşeri sermaye görünümünün her zamankinden daha karmaşık hale geldiğini vurgulayan Dünya Ekonomik Forumu, raporunda da ilgi çekici tespitlere yer veriyor.

İlk olarak raporda, 2020 yılına kadar gelişmekte olan ülkelerde her gün yaklaşık 25 bin yeni işçinin işgücü piyasasına gireceği öngörülüyor. Buna karşılık, küresel düzeyde 200 milyondan fazla insanın işsiz olmaya devam etmesi bekleniyor. Ayrıca, önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 50 milyon yüksek nitelikli iş için başvurularda bir açık olacağı da tahmin ediliyor. Yani, küresel işgücü piyasası açısından gelecekteki tek problem işsizlikle mücadele olmayacak, aynı zamanda yüksek nitelikli işgücü açığını karşılamak olacak.

Dünya Ekonomik Forumu verilerine bakılınca, bugün ne yazık ki 90 milyon çocuğun ilkokula erişimi olmadığı, yani okula gitmediği bir dünyada yaşıyoruz. Bunun yanında 150 milyon çocuk ortaokula, yüz milyonlarcası da üniversiteye gitmeyi başaramıyor. Diğer yandan, tüm dünyada her yıl 4 milyon nitelikli öğretmen sıkıntısı yaşandığını da göz ardı etmememiz gerekiyor. Tüm bunlar, küresel beşeri sermaye birikimini olumsuz yönde etkiliyor.

Yeni sanayi devrimi
Adına “4. Sanayi Devrimi” de denilen, teknolojik yeniliklerle şekillenen yeni dalga, Dünya Ekonomik Forumu’na göre, sanayide ve işgücü piyasalarında küresel anlamda radikal bir değişimi de beraberinde getirecek. Bu çerçevede akla ilk gelen ülkeler, halihazırda da endüstriyel robotları hızla benimsemiş Çin ve Kore Cumhuriyeti gibi yükselen ekonomiler...

Endeksin ilk üç sırasında Finlandiya, Norveç ve İsviçre var. Yani, geçen yılki sıralama, neredeyse hiç değişmemiş. Söz konusu üç ülke de en etkin düzeyde gelişmeye devam ediyor çünkü mevcut beşeri sermaye potansiyelinin neredeyse yüzde 85’ini kullanıyorlar. Onları, geçen yılki gibi Japonya ve İsveç’in izlediği görülüyor. Diğer yandan, en düşük beşeri sermaye skorlarına sahip olan ülkeler Moritanya, Yemen, Çad ve Nijerya.

Türkiye yarışta nerede?
Bir önceki yılla karşılaştırıldığında, Arnavutluk, Çin, Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle benzer skorlara sahip Türkiye’nin, listedeki yerini koruduğu görülüyor. Bununla birlikte, beşeri sermaye skorları yaş grupları itibarıyla değerlendirildiğinde, genç nüfus açısından Türkiye’nin listedeki yeri çok daha iyi.

Buna göre, 15-24 yaş grubu itibariyle listenin 44. sırasına yükselen Türkiye’nin, 0-14 yaş grubu itibariyle de 59.sırada olduğu görülüyor. Yani, aslında eğitimli genç nüfus potansiyeliyle Türkiye’nin beşeri sermaye birikimi her geçen gün daha iyi düzeye doğru gidiyor. Öte yandan, Türkiye’nin skorlarını aşağıya çeken, yani listenin daha alt sıralarında yer almasına neden olan unsur, göreceli daha düşük eğitim düzeylerine sahip yetişkin nüfus. Dolayısıyla bu göstergeler, Türkiye’nin genç nüfus potansiyelinin neden çok önemli olduğunu ve eğitime neden daha fazla yatırım yapmamız gerektiğini bize bir kez daha gösteriyor.

  Cem Kılıç - milliyet.com.tr

Kamuda Adli sicil yetmiyor, derin inceleme geliyor

Kamudaki FETÖ yapılanmasının tüm memurları tek tek temizleniyor. 657’de disiplin maddesinin değişmesiyle artık geri dönüş imkânı kalamayacak. Yeni alınacak memurlar için adli sicile ek olarak güvenlik soruşturması da yapılacak
Kamudaki FETÖ yapılanmasının tüm memurları tek tek temizleniyor. 657’de disiplin maddesinin değişmesiyle artık geri dönüş imkânı kalamayacak. Yeni alınacak memurlar için adli sicile ek olarak güvenlik soruşturması da yapılacak 15 Temmuz gecesi ihanet çetesi tarafından kalkışılan darbe girişimi milletin ve devletin dik duruşu sayesinde bertaraf edildi. Şimdi kamu kurumlarında bu örgüte bulaşmış teröristlerin temizlenmesi hızla devreye sokuldu. Türkiye,t kamu kurumlarının en önemli mevkilerine girmiş örgüt elemanlarından birer ur gibi kurtuluyor. Bu noktada kamu hizmetlerinde bir boşluk söz konusu olmadığı gibi hizmetler daha sağlıklı ve halka yönelik olarak yapılmaya başlanacak. Daha önce örgüte çalışan bu insanların yerine devletine ve milletine bağlı memurlar geçecek ve kamu hizmetini olması gerektiği gibi yapacak.
48. MADDE ÇOK ÖNEMLİ
Bir süredir devam eden bizim de bu köşeden sıkça duyurduğumuz 657 sayılı yasayla ilgili değişiklik çalışmaları da hız kazandı. Yeni bir kamu personel rejimi ile memuriyetin örgütlerce kullanılmasının da önüne geçilecek. Bu anlamda ilke olarak yasanın memuriyete alınma şartlarını belirleyen 48. maddesi ve disiplin maddeleri değiştirilecek. Böylece memuriyete girerken 'temiz adli sicil' yeterli olmayacak. Yeni memurlar ve mevcut çalışanlar için derin güvenlik soruşturması da devreye girecek.
MİLLİ GÜVENLİK ÖLÇÜSÜ
 Halen 48. madde sadece yüz kızartıcı suçları işlemiş devlet memurluğunu yasaklıyor. 2008'de bir değişiklikle buna devletin güvenliğine karşı suçlar eklenmişti. Bunun dışında örgütlerle ilgisi bulunan, örgüt mensuplarıyla görüşen ve işbirliği yapan örgüt mensuplarını koruyan ve tkollayan herkes için memuriyet yolu kapanacak. Memurlar değerlendirilirken ölçü 'milli güvenlik' olacak. Yeni alınan memurlar kadar mevcut kamu personeli için de güvenlik soruşturmaları geçerli olacak. Bu noktada sadece merkezi yönetim ve teşkilatı değil yerel yönetimler ile belediyeler ve belediyelere bağlı iştiraklerde de aynı yöntem uygulanacak.
İLANLAR SİTEYE KONULDU
 Örgüt mensuplarının memuriyetten atılmasıyla kamu hizmetlerinin aksaması söz konusu olmayacak. Bu noktada Devlet Personel Başkanlığı devreye girerek personel alımlarını hızlandıracak. Bu noktada alım ilanları da kurumun internet sitesinde yayımlanmaya başladı. Adalet Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, üniversiteler, İller Bankası, Kültür Turizm Bakanlığı ilana çıkan kurumlardan bazıları... Prosedürler yerine getirildikten sonra hemen atamalar yapılacak ve hizmetler devam ettirilecek. Milli Eğitim'de de boşluk olmaması için öğretmen atamalarının devreye girmesi bekleniyor.
DAVA AÇILACAK
 Örgütle bağlantısı tespit edilen, kamu kaynaklarını ve imkânlarını örgüt hizmetine kullandığı tespit edilen memurlar görevden alınırken suç unsuru tespit edilenlerle ilgili dava süreci de başlayacak. Görevden uzaklaştırılan memur için 10 iş günü içinde soruşturmanın başlatılması gerekiyor. Bu memurlar vatana ihanet de dahil olmak üzere örgüt üyeliği, yardım ve yataklık gibi suçlardan yargılanacak.
İZİN İPTALLERİ HERKESİ KAPSAR
 Başbakanlık genelgesiyle kamu çalışanlarının izinlerinin iptal edilmesi de kafaları karıştırdı. Hemen belirtelim genelgede memur ya da başka bir meslek tarifi yok. Genelge 'tüm kamu çalışanları' ibaresini kullanıyor ve 'yıllık izinleri' diyor. Dolayısıyla okulların kapanması dolayısıyla kanunen işbaşında olmayan öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı aksi bir çağrı yapmadıkça izinde kalmaları bekleniyor.

milliyet.com.tr 

Emekliye zam farkı bugün ödeniyor


Sosyal Güvenlik Kurumu, emekli, malul, vazife malulü, dul veya yetim aylığı alan 2 milyon 40 bin 149 kişosyal Güvenlik Kurumu, emekli, malul, vazife malulü, dul veya yetim aylığı alan 2 milyon 40 bin 149 kişinin, 1 Temmuz'dan geçerli olmak üzere aylıklarında oluşan farkların bugün ödeneceğini bildirdi. Açıklamada, memur emekli, dul ve yetimlerinin toplu sözleşmeden kaynaklanan zam farklarının oluştuğu anımsatıldı. Açıklamada, şu bilgilere yer verildi: "Mayıs-haziran-temmuz döneminde aylık alanlara temmuz ayı olmak üzere 1 aylık tutarında, haziran-temmuz-ağustosta aylık alanlara 2 aylık, temmuz-ağustoseylül döneminde aylık alanlara temmuz, ağustos ve eylül olmak üzere 3 aylık, aylıklarını her ay alanlara temmuz ayına ait 1 aylık tutarında fark tahakkuk ettirilmiştir."inin, 1 Temmuz'dan geçerli olmak üzere aylıklarında oluşan farkların bugün ödeneceğini bildirdi. Açıklamada, memur emekli, dul ve yetimlerinin toplu sözleşmeden kaynaklanan zam farklarının oluştuğu anımsatıldı. Açıklamada, şu bilgilere yer verildi: "Mayıs-haziran-temmuz döneminde aylık alanlara temmuz ayı olmak üzere 1 aylık tutarında, haziran-temmuz-ağustosta aylık alanlara 2 aylık, temmuz-ağustoseylül döneminde aylık alanlara temmuz, ağustos ve eylül olmak üzere 3 aylık, aylıklarını her ay alanlara temmuz ayına ait 1 aylık tutarında fark tahakkuk ettirilmiştir."

sabah.com.tr

İzni iptal edilen memura kötü haber

Darbe girişimi sonrası izinleri iptal edilen kamu çalışanları turların satın aldıkları paket tur ücretlerini eksik geri alacaklar. Vergi ve harç kesintisinin ardından çalışanlara iade edilecek tur ücretlerinde sıkıntı yaşanırsa mahkemeye başvurulabilecek.
Darbe girişimi nedeniyle Başbakanlık genelgesiyle izinleri iptal edilen kamu çalışanları ödedikleri paket tur bedelinin tamamını geri alamayacak. Vergi ve harçlar ile zorunlu masraflar düşüldükten sonra kalan bedel kendilerine iade edilecek. Sadece otel hizmeti alan kamu çalışanlarına ise ‘yasal’ olarak iade zorunlu değil. İşletmeler anlayış göstermez ise ‘mahkemeye’ başvurmaları gerekecek.
Tatile çıkma planları, darbe girişimi nedeniyle iptal olan kamu çalışanlarının, yurtiçi ve yurtdışı paket tur, otel iptalini hangi koşullarda yapabileceğini, hangi durumda mahkemeye gitmeleri gerektiğini Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Ramazan Ersoy’a sorduk. Ersoy’un sorulara yanıtları şöyle :
* Paket tur, nedir?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre paket tur sözleşmeleri, ulaştırma, konaklama ve başka turizm hizmetlerinden en az ikisinin birlikte verildiği sözleşmelerdir. Örneğin, Antalya Kemer’e uçakla transfer ve oradaki bir otelde 7 günlük konaklama bir paket turdur. Ya da Paris’e yapacağınız otel, ulaşım ve müze ziyaretlerini kapsayan sözleşme bir paket turdur.
* Bir memur, Kemer’e kendi aracıyla gitmek istemiş ve sadece Kemer’de bir otelde konaklama satın almışsa ‘paket tur’ sözleşmesi sayılır mı?
Hayır, sayılmaz. Tüketiciler tarafından satın alınan salt otel konaklamaları paket tur kapsamında değildir.
* Başbakanlık genelgesiyle kamu çalışanlarının izinleri iptal edildi. Bu gerekçeyle ödedikleri ücretleri geri alabilecekler mi?
Paket tur alanlar, turun başlangıcına bir gün kalmış bile olsa ‘mücbir’ sebep gerekçesiyle sözleşmelerini feshedip, ödedikleri ücretin bir bölümünü iade alabilecekler. Vergi (konaklamadan yüzde 8, ulaşımdan yüzde 18 KDV alınıyor), harç ve belgesi olan zorunlu hizmet bedelleri (örneğin iadesi olmayan, promosyonlu uçak bileti) düşüldükten sonraki kısmın, 14 gün içinde kendilerine iade edilmesi gerekiyor.
* Yani ödedikleri ücretin tümünü alamayacaklar?
Hayır,alamayacaklar. Vergi, harç ve zorunlu hizmet bedellerinden sonra kalan kısmı alabilecekler.
* Peki ama paket tur değil de sadece otel konaklaması alan memurun parası ne olacak? Onlar için ‘mücbir’ sebep olmuyor mu başbakanlığın izin iptali?
Yasada ‘paket tur’ sözleşmelerine yönelik bir düzenleme bulunuyor, salt otel hizmeti alanlar ise sayılmıyor. Bu durumda biz bakanlık olarak işletmelerden, tüketiciye anlayış göstermelerini bekliyoruz. Bunun için turizmcilerle yakın görüşmeler yapıyoruz. Yine de anlayışsız işletmeler karşısında, tüketici mahkemeye başvurabilir. Ödediği otel bedeli 3 bin 480 liranın altındaysa bulunduğu yerdeki tüketici hakem heyetine;3 bin 480 liranın üzerindeyse tüketici mahkemesine başvurabilir. Muhtemelen mahkemeler bunu fiili imkansızlık nedeniyle ‘mücbir’ sebep sayacak ve tüketici lehine karar verecektir. Tüketici hakem heyetleri illerde Ticaret İl Müdürlükleri, ilçelerde kaymakamlık bünyesinde bulunuyor. Tüketici mahkemeleri ise adliye içinde yer alıyor.
* Tatilinin başlamasına 30 günden fazla kalanların durumu ne olacak?
Onlar herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmelerini zaten feshedebilirler. Sadece ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülükler ile zorunlu hizmet bedelleri düşüldükten sonraki kısmı iade alabilirler.
* Yurtdışı paket tur alanlar ne yapacak?

Yasada yurtiçi-yurtdışı paket tur, diye bir ayrım olmadığından aynı mevzuat onlar için de geçerli. Ancak yabancı ülkelerde, Türkiye’deki bu hain girişime karşı bir anlayışsızlık olduğu bilgisi geliyor tur şirketlerinden. Bizi ilgilendirmez, biz ücretimizi alırız, deniliyormuş. Bu tur şirketlerimizi zor duruma soksa da tüketici açısından değişen birşey yok. Paket tur şirketinin sorumluluğu ortadan kalkmıyor. Yurtdışı paket tur alan kamu çalışanı, ‘mücbir’ sebeple 30 günden az bile kalsa tur sözleşmesini iptal edebilecek ve zorunlu vergi, harç ve belgeli harcamalar düşüldükten sonraki kısmı, tur şirketinden 14 gün içinde iade alacak.

hurriyet.com.tr

OHAL kamu personelini nasıl etkileyecek?

OHAL'in mevzuat dayanağı nedir?
OHAL Anayasa'nın 120. maddesine göre ilan edildi. Bu madde, MGK tavsiyesi üzerine, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kuruluna olağanüstü hal ilan etme yetkisi tanıyor. Bu maddeye bianen OHAL ilan edildi. Anayasa'da belirtilen OHAL uygulamasının ayrıntıları 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununda gösterilmiştir.
OHAL boyunca ne yapılacak?
OHAL boyunca, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun KHK (kanun hükmünde kararname) çıkarma yetkisi bulunuyor. Anayasa, KHK'ların TBMM'ye sunulmasını öngürmüşse de genel olarak bu yol takip edilmemekte, KHK'lar Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmektedir. 2011 yılında çıkarılan KHK'lar da Meclise gelmemişti.
OHAL boyunca çıkarılacak KHK'lar her konuda olabilir mi?
Sadece olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda KHK çıkarılabilmektedir. Yani her konuda KHK çıkarılamamaktadır. Anayasa'nın 121/3 maddesinin amir hükmü bu şekildedir.
OHAL süresince çıkarılacak KHK'ların iptali için AYM'de dava açılabilir mi?
Anayasa'nın 148. maddesi " Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz." şeklindedir. Dolaysıyla dava açılamayacaktır.
OHAL memurları nasıl etkileyecektir?
FETÖ terör örgütüyle mücadeleyi zayıflatan 657 sayılı Kanunun iş güvencesi maddesinin FETÖ mensupları için uygulanmaması kararı alınabilir. Kamu personeli için alınacak tedbirlerin tümü terörle mücadele bağlamında olacaktır. Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan'da bu konuya dikkat çekmiştir.
OHAL Kanununun 32. maddesi uyarınca; verilen görevleri yapmayan, verilen tedbirleri almayan memurlara Valiler direkt olarak, memuriyetten çıkarma ve kademe haricindeki, uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını verebilecektir. Ancak bu düzenleme Valilerin yetkisi içindir. 657 sayılı Kanunun 125/E bendinde "...olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak," memurluktan ihraç sebepleri arasında gösterilmiştir.
OHAL, terörle mücadele için çıkarılmıştır. OHAL süresince çıkarılacak bir KHK ile veya bölge valilerin vereceği bir kararla tayin ve nakillerin durdurulması mümkündür. Ancak bunun kapsamının suça bulaşsın bulaşmasın tüm memurlar olacağını düşünmüyoruz.
Olağanüstü hal süresince bir memur istifa edebilir. Ancak, istifa edecek memur yerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamazlar. Bu kurala aykırı hareket edip, yani yerine gelen kişi göreve başlamadan istifa edip gidenler bir daha memurluğa geri dönemez.
Valilerin verdikleri kararlara karşı dava açılabilecek mi?
OHAL Kanununun 33. maddesi şu şekildedir: "Bu Kanun ile İçişleri Bakanına, Olağanüstü Hal Bölge Valisine, il valilerine tanınan yetkilerin kullanılması ile ilgili idari işlemlere karşı açılacak davalarda, yürütmenin durdurulmasınakarar verilemez."
Bu maddeye göre valilerin kararlarına karşı idari yargıda yürütmeyi durdurma istemli dava açılmayacak ama esastan iptal davası açılabilecektir.

657 sayılı Kanunda, olağanüstü hale ilişkin olarak yer alan maddeleri bir arada yayımlıyoruz.
Atamalarda görev yerine hareket ve işe başlama süresi:
Madde 62 -
 İlk defa veya yeniden veyahut yer değiştirme suretiyle;
a) Aynı yerdeki görevlere atananlar atama emirlerinin kendilerine tebliğ gününü,
b) Başka yerdeki görevlere atananlar, atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde o yere hareket ederek belli yol süresini,
İzleyen iş günü içinde işe başlamak zorundadırlar. Savaş ve olağanüstü hallerde bu süre Bakanlar Kurulu Kararı ile kısaltılabilir.
Yer değiştirme suretiyle atanma:
Madde 72 -
 Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.
Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır. Yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması ve ilgilinin de talebi halinde, bu personele eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere aşağıdaki şartlarda izin verilebilir.
Bu suretle izin verilenlere, aylık ve diğer ödemelerine karşılık olarak, aylık (taban ve kıdem aylığı dahil), ek gösterge, zam ve tazminatlarının kanuni kesintiler düşüldükten sonraki net miktarının, eşleri;
a) Olağanüstü Hal Bölgesine dahil illerle bu illere mücavir olarak belirlenen illerde görevli olanlara %60'ı,
b) Kalkınmada 1 inci derecede öncelikli yörelerde görevli olanlara %50'si,
c) Kalkınmada 2 nci derecede öncelikli yörelerde görevli olanlara %25'i, kurumlarınca kadro tasarrufundan ödenir.
Eşleri diğer yörelerde görevli olanlar ise ücretsiz izinli sayılır.
Olağanüstü yönetim hallerinde çekilme usulü:
Madde 96 
- Olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde veya genel hayata müessir afetlere uğrayan yerlerdeki Devlet Memurları yerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamazlar.
Aylıksız izin:
Madde 108 - 

E) Memura, yıllık izinde esas alınan süreler itibarıyla beş hizmet yılını tamamlamış olması ve isteği halinde memuriyeti boyunca ve en fazla iki defada kullanılmak üzere, toplam bir yıla kadar aylıksız izin verilebilir. Ancak,sıkıyönetim, olağanüstü hal veya genel hayata müessir afet hali ilan edilen bölgelere 72 nci madde gereğince belli bir süre görev yapmak üzere zorunlu olarak sürekli görevle atananlar hakkında bu bölgelerdeki görev süreleri içinde bu fıkra hükmü uygulanmaz.
Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller:
Madde 125 
- Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
E - Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.
e) Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,
Zam ve tazminatlar
Madde 152
 - II - Tazminatlar:
Görevin önem, sorumluluk ve niteliği, görev yerinin özelliği, hizmet süresi, kadro ünvan ve derecesi ve eğitim seviyesi gibi hususlar gözönüne alınarak bu Kanunda belirtilen en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının,
E) MÜLKİ İDARE AMİRLİĞİ ÖZEL HİZMET TAZMİNATI
Mülki idare amirliği sınıfına dahil kadrolarda bulunanlardan;
a) Müsteşar için %345'ine,
b) Olağanüstü Hal Bölge Valisi, İl Valileri ve Emniyet Genel Müdürü (Vali) için %335 ine,
kadar, bu nispetleri aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca belirlenecek esas, ölçü ve nispetler dahilinde yukarıdaki tazminatlar ödenir.
Fazla çalışma ücreti:
Madde 178 - A) 99 ve 100 üncü maddeler hükümleri uyarınca tespit olunan günlük çalışma saatleri dışında;
a) Salgın hastalık ve tabii afetler gibi olağanüstü hallerin olması (Bu hallerin devamı süresince),
b) Fabrika, atelye, şantiye, işletme gibi yerlerde İş Kanununa tabi olarak işçi çalıştıran kurumlarca hizmetin gereği olarak işçi ile birlikte çalışma saatleri ve günü dışında çalışmanın zorunlu bulunması,
hallerine münhasır olmak üzere, yapılan fazla çalışmalar ücretle karşılanır.
Yukarıda sayılan hallerde yaptırılacak fazla çalışmanın süresi ve saat başına ödenecek ücret Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir.
375 sayılı KHK'da, olağanüstü hale ilişkin olarak yer alan maddeler
Madde 28 - Sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan edilen bölgeler veya Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken belirlenecek kritik yörelerde özel harekat ve operasyon timi olarak görev yapan; Emniyet Genel Müdürlüğü emniyet hizmetleri sınıfı kadrolarında bulunanlar ile sözleşmeli uçuş personeline, subay, astsubay, , uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlere ve operasyonları fiilen sevk ve idare eden karargah ve bürolardan bu fıkra uyarınca alınacak Başbakan onayında belirtilenlerde görevlendirilen personele 9000, erbaş ve erlere 4500 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık tutarı geçmemek üzere, fiilen görev yapıldığı sürece ve bu süre ile orantılı olarak ek tazminat, (B) fıkrasında yer alan tazminata ilave olarak ayrıca ödenir.
B) Mahalli idareler ile bunlara bağlı kuruluşlarda çalışanlar hariç,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu,3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu,2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel ile Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğünde görevli sözleşmeli personel Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığında görevli kadro karşılığı sözleşmeli personel ve geçici köy korucularından; Olağanüstü Hal Bölgesi ve mücavir iller ile İçişleri Bakanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Başbakan onayı ile belirlenecek diğer illerde görevli olanlara her yıl bütçe kanunlarında gösterilen miktarı geçmemek üzere aylık ek tazminat ödenebilir.



memurlar.net

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Türkiye İş Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Abdürrahim Şenocak oldu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu'nun danışmanı Abdürrahim Şenocak Türkiye İş Kurumu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.
 
 
Abdurrahim Şenocak kimdir?
Abdurrahim Şenocak, 1967 yılında Trabzon-Çaykara'da doğmuştur. 20 yıldır İzmir'de yaşamaktadır. İlk ve orta öğrenimini Bursa-Orhangazi'de, Lisans ve Yüksek Lisans öğrenimini Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamlamıştır. MEB'de öğretmenlik ve yöneticilik yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır. 2002'de Eğitim-Bir-Sen İzmir Şubesi kurucuları arasında yer alan Şenocak, Aralık 2014'e kadar üç dönem üst üste seçilerek Şube başkanlığını profesyonel statüde yürütmüştür. 2008'den beri Memur-Sen İzmir İl Temsilciliği görevini de yürüten Şenocak, bir yandan kamu çalışanlarının haklarını iyileştirme mücadelesi verirken, diğer yandan ülkemizde demokrasi kültürünün gelişmesi için bilimsel çalışmalara ve medeniyet değerlerini öne çıkaran sosyal projelere öncülük etmiştir. Çalışma hayatını konu edinen konferans ve panellerde sunum yapmış, televizyon programlarına katılmıştır. TÖSFED (Türkiye Özel Sporcular Federasyonu) Danışma Kurulu Başkanı ve EYAD (Erdemli Yöneticiler Akademisi) Genel Başkan Danışmanlığı görevlerini de yürüten Şenocak'ın yayınlanmış bilimsel çalışmaları şunlardır:
 
 - İzmirli İsmail Hakkı, Kitabu'l-Iftâ ve'l-Kazâ (Sadeleştirme), İslamiyat Dergisi, Ankara 1998.
 
-Ahmed Hasan Zeyyad, Edebiyatın Dili (Çeviri), İslami Edebiyat Dergisi, İstanbul 2001-2003.
 
-Arap Dilinde Erillik-Dişillik "Müzekker-Müennes", Vadi (Bilimadamı) Yayınları, Ankara 2007.
 

Tüketici Güven Endeksi Azaldı


Tüketici Güven Endeksi, Temmuz 2016'da  %3,5 azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Temmuz ayında bir önceki aya göre %3,5 oranında azaldı; Haziran ayında 69,43 olan endeks Temmuz ayında 67,03 oldu.



Hanenin maddi durum beklentisi %3,1 azaldı

Hanenin maddi durum beklentisi endeksi Haziran ayında 91,21 iken Temmuz ayında 88,36 oldu. Bu düşüş, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunun daha iyi olacağını bekleyenlerin oranının azalmasından kaynaklandı.

Genel ekonomik durum beklentisi %1,6 azaldı

Haziran ayında 91,32 olan genel ekonomik durum beklentisi endeksi %1,6 oranında azalarak, Temmuz ayında 89,82 oldu. Bu azalış, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha iyi olacağı yönünde beklentisi olan tüketicilerin sayısının bir önceki aya göre azaldığını göstermektedir.

İşsiz sayısındaki düşüş beklentisi azaldı

İşsiz sayısı beklentisi endeksi bir önceki aya göre %3,3 oranında azalarak, Temmuz ayında 68,31 oldu. Bu düşüş, gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında düşüş bekleyenlerin azalmasından kaynaklandı.

Tasarruf etme ihtimali %11,9 azaldı

Tasarruf etme ihtimali endeksi %11,9 oranında azaldı. Haziran ayında 24,55 olan endeks, Temmuz ayında 21,62 değerine düştü. Bu azalış, tüketicilerin gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimallerinin bir önceki aya göre azaldığını göstermektedir.




Bu konu ile ilgili bir sonraki haber bülteninin yayımlanma tarihi 23 Ağustos 2016’dır.
_____________________________________________________________________________________

AÇIKLAMALAR


Aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin kişisel mali durumlarına ve genel ekonomiye ilişkin mevcut dönem değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri ölçülmekte ve yakın gelecekte yapılması planlanan harcamalarına ve tasarruflarına ilişkin eğilimleri saptanmaktadır.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

 

Yurtdışı Üretici Fiyat Endeksi Düştü


Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Haziran 2016 aylık %0,45 düştü


Ülke sınırları içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), 2016 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %0,45 düşüş, bir önceki yılın Aralık ayına göre %2,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %3,58 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %9,54 artış gösterdi.


Sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe %0,37 düşüş, imalat sanayi sektöründe ise %0,45 düşüş olarak gerçekleşti.





















Yurt dışı üretici fiyat endeksi (2010=100), bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı, 2015-2016


Aylık en fazla düşüş bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünlerde gerçekleşti

Bir önceki aya göre endekslerin en fazla düşüş gösterdiği alt sektörler; bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler (%-5,48), diğer mamul eşyalar (%-1,91), deri ve ilgili ürünler (%-1,76) alt sektörleridir. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri (%1,26), giyim eşyası (%0,50), ana metaller (%0,44) bir önceki aya göre endekslerin en fazla artış gösterdiği alt sektörler oldu.


Ana sanayi gruplarında aylık en fazla düşüş dayanıklı tüketim mallarında gerçekleşti

Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2016 yılı Haziran ayında aylık en fazla düşüş dayanıklı tüketim mallarında ve yıllık en fazla düşüş enerji mallarında gerçekleşti.


Yurt dışı üretici fiyat endeksi ve değişim oranları (2010=100), Haziran 2016

 

19 Temmuz 2016 Salı

Memurların Sağlık Raporları

15 Ocak 2010'dan itibaren Yapılan düzenlemeyle SGK şemsiyesi altına alınan devlet memurlarına tek hekimler tarafından verilecek olan sağlık raporları SGK tarafından yayımlanan tebliğ ile 10 güne düşürüldü.
 2009 Yılı Eylül ayında yayımlanan tebliğ hükümlerine göre günümüzde uzman veya pratisyen hekim fark etmeksizin bir hekim tek başına bir seferde 10 güne kadar rapor verebilecektir.
15 Ocak öncesinde Memurların Hastalık Raporlarını Verecek Hekim Ve Sağlık Kurulları Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin b fıkrası uyarınca devlet memurlarına hastalanmaları halinde tek hekim tarafından 20 güne kadar rapor verilebiliyordu. Yeni düzenlemeyle rapor sürelerine kısıtlama getirildi.
Konuya ilişkin olarak memurlara verilecek olan sağlık raporları ve raporların izne çevrilmesi konusunda gerekli açıklamaların yer aldığı Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları İle Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 29 Ekim 2011 tarih ve 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu yönetmeliğin yayımlanmasıyla birlikte daha önce yürürlükte olan Memurların Hastalık Raporlarını Verecek Hekim Ve Sağlık Kurulları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldı.
Yeni yönetmelikle yapılan düzenlemeler;
Ø Hastalık raporlarının; kurum tabipliği, aile hekimliği veya SGK ile sözleşmeli sağlık hizmet sunucularından alınması esastır.
Ø Kanser, verem, akıl hastalığı gibi uzun süreli hastalıklarda 18 aya kadar, diğer hastalıklarda 12 aya kadar aylık ve özlük hakları korunarak izin verilebilir. İyileşmeme durumunda doktor raporuyla belirtilmek şartıyla bu süreler bir katına kadar uzatılabilir.
Ø Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.
Ø Memurlara bir takvim yılı içinde tek hekim tarafından verilecek raporların toplamı kırk günü geçemez.
Ø Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir.
Ø Hastalık izni, memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince verilir.
Ø Hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur.
Ø Hastalık izni verilebilmesi için hastalık raporlarının, geçici görev ve kanunî izinlerin kullanılması durumu ile acil vakalar hariç, memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından alınması zorunludur.
Ø Yıllık izin kullanmakta iken hastalık izni alan memur, yıllık izin veya hastalık izninden hangisi daha geç bitiyorsa, o iznin bitiminden itibaren göreve başlar.
Bu kapsamda bugün yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre sağlık raporu uygulamaları;
1- Tek Hekim Raporları : Memurlara tek hekimler tarafından bir defada en fazla 10 güne kadar rapor verilebilir. 10 gün bittikten sonra kontrol muayenesi yapılmak şartıyla ikinci kez 10 gün daha rapor verilebilir. Toplamda tek hekim 10 + 10 olmak üzere 20 güne kadar rapor verebilir.
Bir takvim yılı içerisinde tek hekim tarafından parça parça olmak üzere toplam 40 güne kadar rapor verilebilir.
2- Sağlık Kurulu Raporları : Memurlara 20 gün ve üzerinde verilecek olan raporlar sağlık kurullarınca verilecektir. Sağlık kurulunca İlk defa verilecek olan rapor hastalık başlangıcından itibaren en fazla 6 ay süreye kadar verilebilir.
3- İşyeri Hekimi Raporları : Kurumlarınca yetki tanınan iş yeri hekimleri bir defada en fazla 2 güne kadar rapor verebilecektir.
4- Sözleşmesi Olmayan Kurumlarca Verilen Raporlar : SGK ile anlaşması olmayan kurumlarca verilen raporların anlaşmalı kurumlarca onaylanması gerekmektedir. SGK ile anlaşması olmayan kurum tarafından 10 güne kadar verilen raporlar, anlaşmalı kurum tek hekimi tarafından; 10 günü geçen raporlar, anlaşmalı kurum sağlık kurulunca onaylanması gerekmektedir.
Sağlık Raporlarının İzne Çevrilmesi
Sağlık kurumlarınca verilecek olan hastalık raporların memur tarafından kullanılabilmesi için çalıştığı kurumunca izne çevrilmesi gerekmektedir. İzne müteakip alınan sağlık raporları memur tarafından kullanılabilecektir.
Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları İle Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Hastalık izni verilmesi" başlıklı 7. maddesinin (2) fıkrasında ki "
Hastalık izni, memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince verilir
." amir hükmü uyarınca hastalık izinlerini, memurun görev yaptığı ilgili birim amirleri verecektir.
 
memuruz.biz

Boş ve dolu kadroya vekalet ücretleri

Memur kadrolarına vekalet durumunda, vekalet aylığı ile 375 sayılı KHK ek 9. maddesi ve 2006/10344 sayılı bakanlar kurulu kararına istinaden vekalet ettirilen göreve bağlı olarak oluşacak fark vekalet ettirilen memura ödenir.
161 Seri Nolu tebliğde, hangi vekalet durumlarında ek ödemenin artacağı, hangilerinde ek ödemenin artmayacağı net olarak açıklanmıştır.
Ek ödeme farkı alınabilecek vekaletler
- Kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere,
- vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
- vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,
- vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla,
vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenecektir.
Dolu kadroya vekalet halinde, ek ödeme farkı alınamayacak
Ancak mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenler ile ek 9 uncu maddenin beşinci fıkrasında öngörülen tüm şartları bir arada taşımadıkları için tedviren görevlendirildikleri kabul edilecek olanlara ek ödeme farkı ödenmeyecektir.
Örnek:
Şef kadrosunda bulunan ve 1 inci dereceden aylık alan bir memurun boş şube müdürü kadrosuna vekaleten atanması halinde ilgiliye vekalet nedeniyle yapılacak ek ödeme farkı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (T) sayılı cetvelde, 1 inci dereceden aylık alan şef için %115 ve şube müdürü için %170 oranında ek ödeme yapılması öngörülmüştür.
Ek Ödeme Oranı (%)
Brüt Ek Ödeme (TL)
Damga Vergisi (TL)
Net Tutar (TL)
Şef (Asli kadro)
115
9500x0,073837
x1,15 = 806,67
806,67x0,0066 = 5,32
801,35
Şube müdürü ( Vekalet edilen kadro)
170
9500x0,073837x1,70 = 1.192,47
1.192,47x0,0066 = 7,87
1.184,60
Fark ödemesi
Vekalet edilen kadro ek ödeme tutarı - Asli kadro ek ödeme tutan 1.184,60 - 801,35
383,25
İlgili personele, asli kadrosu için hesaplanan 699,58 TL net ek ödemeye ilave olarak ayrıca vekaleten atandığı şube müdürü kadrosu için 383,25 TL net ek ödeme farkı, vekalet görevinin fiilen yapılmasını müteakip ödenecektir. Ancak, vekalet nedeniyle bu ödemenin yapılabilmesi için vekalet eden personelin, yukarıda yer verilen şartları taşıması gerekmektedir.
Teknik personelin Şube Müdürlüğüne vekalet etmesinde ise Özel hizmet tazminatınında Şube müdürünün özel hizmet tazminat oranına( % 155) göre farkının vekalet edene ödenmesi gerekir.
*Teknik personelin özel hizmet tazminat ödeme oranının Şube Müdürlüğü kadrosunun özel hizmet tazminat oranından yüksek olması durumunda özel hizmet tazminatı yönünden vekaletten doğan bir fark ödenmeyeceği gibi herhangi bir kesintide yapılmamalıdır.
Örneğin asli kadrosu 1. derece olan teknik hizmetler sınıfı bir mühendisin özel hizmet tazminat oranı % 160 tır. Ek ödeme oranı ise % 150 dir.
86. maddeye göre vekalet ettirildiği şube müdürlüğü kadrosunun özel hizmet tazminat oranı % 155 ek ödeme oranı ise % 170 tir.
Bu durumda Şube müdürlüğüne vekalet eden 1. derecedeki mühendisin özel hizmet tazminatı % 160 tan ek ödemesi ise % 170 ten ödenmelidir.
özel hizmet tazminatını düzenleyen 2006 yılı tarihli bakanlar kurulu kararı ve 666 sayılı KHK ile değişik 375 sayılı KHK da vekalet durumunda asli kadronun tazminatlarından vekalet edilen kadronun tazminatlarının fazla olması durumunda aradaki farkın damga vergisi hariç bir kesintiye tabi tutulmadan ödenmesi hüküm altına alınmıştır. Hiç bir durumda eksiltmeye yönelik hüküm bulunmamaktadır.
Ayrıca 657 sayılı kanunun 86 ve 175. maddeleri kapsamında dolu veya boş kadroya vekalet ettirilenlere vekalet aylığı ödenmelidir.
657 sayılı Kanunun 86. maddesi :
" Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.
Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.
Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur'an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahalli idarelerde izin şartı aranmaz) ile, açıktan vekil atanabilir. 
Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar dolayısiyle atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.;
Açıktan vekil olarak atananlara, bir yılda yirmi günü geçmemek üzere çalıştıkları her ay için iki gün yıllık izin verilir. Bu iznin kullanımında, bir sonraki yıla devredilme hali dışında Devlet memurları için öngörülen hükümler uygulanır."
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı
Anayasa Mahkemesi, 2012/11 Esas Noluı dosyayı görüşürken, yukarıda kırmızı renk ile gösterilen "birinci fıkrada sayılanlar" ibaresinin iptaline karar vermiştir. Ve bu karar 13.10.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı öncesinde, sadece dolu kadroya (yani kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle boş olan kadrolara vekalet edilmesi) vekalet halinde, 3 aydan sonrası için vekalet aylığı alınabilmekteydi. Ancak "birinci fıkrada sayılan" ibaresi iptal edildiği için boş kadroya vekalet halinde de 13.10.2012 tarihinden itibaren vekalet ücreti alınabilmektedir.
VEKALET AYLIĞININ HESABI
Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri ödenmektedir. Bu çerçevede vekalet aylığının rakamsal tutarı:
Aylık= (Gösterge + Varsa Ek Gösterge) x Katsayı /3
***Zam ve tazminat kararnamesine göre boş kadroya vekalet edenlere zam ve tazminat farkı verilmektedir. 
***Dolu kadroya vekalet edenlere ise verilmemektedir.
 
memuruz.biz